INT. NOOR'UN DAİRESİ - AKŞAM
Jamie bantlanmış kutunun yanına bir market poşeti koyar. Noor kutuyu listedekilerle karşılaştırır ve Jamie'nin anahtarlığında duran küçük pirinç anahtara bakmamaya özen gösterir.
Jamie
Mavi kupa poşette, çünkü lambayı tehlikeye atmadan kutuya sığmadı.
Noor
Kupayı tutabilirsin. Onu seven sensin.
Jamie
Üstünde Dünyanın Eh İşte Dişçisi yazıyor. Ben dişçi değilim.
Noor
Teyzem de değildi. Zaten şaka buydu.
Jamie
Doğru. Neyse. Kupa, lamba, gri kazak, iki şarj kablosu, bitirmiş gibi yaptığım kitap. Her şey bu olmalı.
Noor
Yeşil şarj kablosu benim.
Jamie
Bütün USB-C kablolarının üç ay sonra ortak mal olduğunu söylemiştin.
Noor
O kararı ilişki verdi. Mahkeme dağıldı.
Jamie
Kabloyu al, Noor. İtiraz etmiyorum.
Noor
Yağmurluğun da bende. Kapının arkasındaydı.
Jamie
Nereye gittiğini merak ediyordum. Dört kez yağmur yağdı, havanın bana özel bir derdi olduğuna karar verdim.
Jamie
Son gönderdiğim mesaj, 'Peki, o zaman bitti,' oldu. Ardından yağmurluk sormak pek kararlı görünmezdi.
Noor
Bir de 'şimdilik' yazdın.
Jamie
Daha az itibarlı bir cümleden. Bu gerçekten son kutu mu?
Jamie
Anahtar. Evet. Kâsede sanıyordum.
Noor
Anahtarlığında. Şişe açacağıyla küçük kırmızı ayakkabının arasında.
Jamie
Artık altı fit öteden anahtar tanıyabiliyor musun?
Noor
Çoraplarla dışarıda kaldıktan sonra onu kendim kestim. Dişleri yamuk.
Jamie
İçeri girmeme ihtiyacın olur diye sakladım. Bitkiler, kargolar, gaz kokusu. Normal acil durumlar.
Noor
Ayrıldığımızdan beri bitkiyi sulamadın.
Jamie
Önceden bile beni yargılar gibi bakıyordu. Daha kötü olacağını düşündüm.
Noor
Kilidini değiştirdin mi?
Jamie
Ev sahibi yüz seksen istiyor.
Noor
Ev sahibine sordun mu?
Jamie
Sen kendininkini değiştirdin mi?
Noor
Binada özel bir göbek kullanılıyor.
Jamie
Bu cümle apartman yönetiminin e-postasından alınmış gibi geldi.
Noor
Çilingir yarın dokuzda geliyor. Yeni ev arkadaşım öğlen taşınıyor.
Jamie
Yeni ev arkadaşı. Çabuk olmuş.
Noor
Ev arkadaşı, yerine geçen biri değil. Burayı tek başıma karşılayamam, tren de cuma kalkıyor.
Jamie
Görevi kabul ettin mi?
Noor
Üç aylığına. Sen bitti demeden önce söyleyecektim.
Jamie
Bitti dedim, çünkü bavulunu hazırlamıştın ve gelmek isteyip istemediğimi hiç sormamıştın.
Noor
Daha yeni kira sözleşmesi imzalamıştın. Sormamın seçimini bir sınava çevireceğini düşündüm.
Jamie
Sen kararı benim yerime verdin, ben de ayrılığı ikimizin yerine. Ne verimli.
Noor
Bir kez sordum, taslakta. 'Bakmak istersen tiyatronun yakınında boş bir oda var,' diye yazdım. Sonra 'istersen' kelimesine hakaret gibi gelene kadar baktım.
Jamie
Taslaklarındaki bir soru benim cevaplayabileceğim bir soru değil. Evde, rahatsız edici bir dakikayı göze almanı bekliyordum.
Noor
Sildim, çünkü o daireyi kalıcı bir yuvaya çevirmek için aylarını harcamıştın. Ayrılmanı istemek seni hiç dinlemediğimi kanıtlar sandım.
Jamie
Sürekli o göreve belki diyordun, ben de kira sözleşmesini imzaladım. Kalıcılık sana ayrılmanın yasak olduğu bir yer değil, dönecek bir şey verir sandım.
Noor
Ertesi sabah çilingiri ayarladım. Sonra iptal ettim. İki hafta sonra yeniden ayarladım. Yine iptal ettim.
Noor
Önce baban tetkik yaptırıyordu ve gidecek bir yerin olsun istedim. Sonra kilidin sesini bekleyip durduğum için.
Jamie
Senin anahtarını sakladım, çünkü öfkelenmekten yorulunca beni geri çağırırsın sandım. Sonra çok zaman geçti, acil durum planı kulağa daha iyi gelmeye başladı.
Noor
Hiç kapıya geldin mi? Doğum günümden önceki gece holde birini duydum ve kıpırdamadan bekledim.
Jamie
Pastayla ikinci kata kadar geldim. Sonra anahtarı kullanmanın affedilmez, kapıyı çalmanın da acınası olacağına karar verdim. Pastayı merdivende yedim.
Noor cebinden ikinci bir pirinç anahtar çıkarıp kutunun yanına koyar. Jamie yavaşça Noor'un anahtarını da yanına bırakır.
Noor
Seninki hâlâ bende.
Jamie
Sınırsız erişimi olan ama mesaj atmalarına izin var mı bilmeyen iki kişi. Çok güvenli bir sistem.
Noor
Kilitler değişecek. Yarın herkesin içinde bir yerde kahve içer, anahtarlara gerek kalmadan cümleyi bitiririz.
Jamie
Kahve içmek yeniden birlikte olmak demek değil.
Noor
Değil. İkimizden biri cevap vermeden önce soruyu sormak demek.